Çoğu başarısız olurken neden birkaç blogun bu kadar başarılı olduğunu hiç merak ettiniz mi? Bu büyük türlerin bazılarının binlerce RSS abonesi varken, diğerlerinin çoğu binlerce kişiye ulaşmıyor. Bu soruların cevabı çok temel bir prensipte yatmaktadır. Karşılıklılık yasası ve al-ver ilkesi. Bu ilkelere uyulmaması, neredeyse uzun vadeli bir başarı elde edememenizi sağlayacaktır.

Gerçekten başarılı olan tüm girişimciler, başkalarına karşılık beklemeden vermenin bu temel ilkesini anlarlar. Verdiğiniz şey bilgi, coşku veya ilham olabilir, önemli değil. Tek önemli şey, onlardan bir şey beklemeden önce topluma bir şeyler vermenizdir. Bunu doğru ve dürüst bir şekilde yapmak da önemlidir. Gerçek şu ki, bu ilke sadece blog yazmak için değil, hayatın her alanı için geçerlidir. Örneğin işinizi ele alın: şirketinize daha fazlasını vermeye başladığınızda, çevrenizdeki insanlar sizi farklı görmeye başlar. Birdenbire birçok kişiye ilham kaynağı oldunuz. İnsanlar önemli görevleri yapmak için size bakmaya başlar. Sana güvenmeye başlıyorlar. Ve siz farkına varmadan, bir şeyleri geri almaya başlarsınız. Belki bir terfi, bir zam ve ne değil?

Sizi çekici kılan, başkalarına karşı tutumunuz ve karşılığında hiçbir şey beklemeden yardım etme isteğinizdir. Bu prensibi bloglamaya nasıl uygulayabiliriz?

1. Okuyucularınıza en iyi bilgiyi sağlamak amacıyla kaliteli makaleler yazın.

2. Tutarlı olun. Her gün paylaşım yapmayı alışkanlık haline getirin.

3. Olumsuz yorumlar hakkında olumlu olun. Çok yakında gidecek. Blogunuzu ve kendinizi daha iyi hale getirmek için bu olumsuz yorumları kullanın.

4. Blogunuzu aylık, haftalık ve hatta günlük olarak geliştirin. Sağlıklı hale getirmek niyetiyle yapın. Güzellik bunun bir yan ürünü olacaktır.

“Ver ve al” ilkesinin doğru uygulanması, kaçınılmaz olarak karşılıklılık ilkesine yol açar. Bir şeyleri geri aldığınız bir aşamaya geldiğinizde, sadece başarı elde etmekle kalmaz, aynı zamanda uzun süre sizinle kalır.



Source by Sudhi S

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here